Ordinals için yolun sonu mu geliyor, BIP-110 nedir ve “Ordinals savaşı”nda nereye oturuyor?

BIP-110, Bitcoin’de konsensüs (soft fork) seviyesinde “işlem içine keyfî veri gömme” pratiklerini geçici olarak zorlaştırmayı hedefleyen bir öneri. Bunu, belirli veri alanlarına ve script/witness yapılarına boyut sınırları getirerek yapıyor; amaç “blok alanı ücret piyasasıyla zaten dengelenir” yaklaşımı yerine, veri depolama kullanımının (inscriptions/Ordinals gibi) node işletme maliyetlerini ve ağın önceliklerini bozduğunu savunmak.

BIP-110’un tasarımı “kalıcı bir yasak” gibi değil: öneri metnindeki anlatıma göre yaklaşık 1 yıllık bir konuşlandırma öngörülüyor ve sonra otomatik olarak sona eriyor (uzatma/yenileme ayrıca tartışılabilir).

Ordinals/inscriptions açısından asıl kritik nokta: veri nerede, nasıl taşınıyor?

Ordinals “inscription” akımı pratikte veriyi çoğunlukla Taproot (P2TR) + witness tarafında, büyük veri parçaları ve script kalıplarıyla zincire “yazdırma” tekniğine dayanıyor. BIP-110’un getirdiği kısıtlar tam da bu kanallara dokunuyor:

  • Yeni output’larda scriptPubKey boyutu 34 bayt ile sınır (OP_RETURN için 83 bayta kadar istisna).
  • Witness elementleri ve data push’lar 256 bayt maksimum gibi bir üst sınır (site özetinde bu yönde açıkça listeleniyor).
  • Taproot tarafında bazı ek yapılar (ör. annex, büyük control block/taptree pratikleri, belirli opcode desenleri) “geçici” olarak daraltılıyor; bunun BitVM gibi karmaşık Taproot ağaçlarını bile zorlayabileceği not düşülmüş.

Bu kombinasyon, Ordinals’ın tipik inscription akışını şu şekilde “duvara toslatıyor”:

  1. Yeni inscription üretmek zorlaşıyor hatta imkânsızlaşıyor: İnscription verisi genelde 256 baytı kat kat aşan parçalara dayanıyor; 256 bayt üst sınır, “tek bir witness elementinde büyük veri” modelini doğrudan hedefliyor. 
  2. “Peki veriyi parçalayıp çok sayıda küçük parçayla taşırım” denirse: Teorik olarak spammerlar dağıtmayı dener; fakat pratikte maliyet/karmaşıklık artar ve Ordinals protokollerinin/wallet araçlarının yeniden tasarım gerektirme ihtimali doğar. BIP-110’un “spam tamamen biter mi?” gibi soruları bu yüzden zaten gündeme alıyor. 
  3. İkincil etkiler: Ordinals ekosistemi sadece “inscribe etme” değil; indexer’lar, marketplace’ler, wallet’lar ve inscription formatlarına bağlı bir uygulama yığını. Konsensüs seviyesinde kısıt geldiğinde, mempool/relay politikası gibi “kısmen aşılabilir” bir bariyer değil; kurala uymayan işlemler blokta yer alsa bile geçersiz sayılır.

“Mevcut inscription’lar ne olur?” sorusu

BIP-110 tarafında önemli bir güvenlik vaadi var: Aktivasyondan önce yaratılmış UTXO’lar kalıcı olarak muaf; yani eski coin’leri “şu tarihe kadar taşımazsan kilitlenir” gibi bir son tarih hedeflenmiyor.

Ama Ordinals açısından ince bir ayrım var: “Muaf UTXO” demek, herkesin her inscription’ı aynı rahatlıkla harcayacağı anlamına gelmeyebilir. Özellikle Taproot’ta önceden imzalanmış, tek harcama yoluna kilitli ve yeni kuralları ihlâl eden bir harcama yolu varsa, bazı uç senaryolar konuşuluyor (BIP-110 sayfası bu riskin ancak çok özel koşullarda doğacağını iddia ediyor).

Özetle: Eski inscription’ların “tamamı yok olur” gibi bir şey beklenmiyor; ama ekosistem davranışı (harcanabilirlik, yeniden paketleme, yeni inscription üretememe) ciddi ölçüde değişebilir.

Aktivasyon nasıl olacak? “Konsensüs oranı” ne demek?

Burada iki farklı “destek” metriği birbirine karışıyor:

  1. Node sinyali / node benimsemesi (kaç düğüm BIP-110 çalıştırıyor?)
    Ocak 2026 sonunda kamuya yansıyan ölçümlerde 583 / 24.481 node ≈ %2,38 gibi bir oran raporlandı; ana uygulama olarak da Bitcoin Knots öne çıkıyor. Bu sayı “sosyal momentum” göstergesi olabilir ama tek başına aktivasyonu tetikleyen şey olmayabilir.
  2. Miner sinyali / hash-rate eşiği (kilitlenme/aktivasyon şartı)
    BIP-110’un zaman çizelgesinde sinyallemenin Aralık 1, 2025’te başladığı, ~1 Eylül 2026 civarı (blok 965.664) “maksimum aktivasyon yüksekliği” olduğu ve aktivasyon için %55 miner sinyali (2016 blokta 1109/2016) gerektiği yazıyor.
    Bu, geçmişteki bazı soft fork’larda görülen %90–95 gibi eşiklerden daha düşük olduğu için “daha kolay aktive olur mu?” tartışmasını körüklüyor.

Bu noktada “konsensüs oranı” derken neyi kastettiğine bağlı olarak cevap değişir:

  • “Kaç node destekliyor?” dersen, kamuya yansıyan son ölçüm %2,38 civarıydı (Ocak sonu itibarıyla).
  • “Aktivasyon için kaç olması gerekiyor?” dersen, önerinin kendi zaman çizelgesine göre miner tarafında %55 eşiği hedefleniyor.

Geleceğe dönük üç senaryo

  1. BIP-110 ivme kazanır, %55 miner eşiğine yaklaşır
    Bu senaryoda Ordinals ekosistemi “aktivasyondan önce-sonra” diye ikiye ayrılır: yeni inscription üretimi ciddi darbe alır; inscription yoğunluğu düşer; blok alanı ücret dinamikleri değişebilir. Bunun yan etkisi olarak, Ordinals’a bağlı uygulamaların bir kısmı L2/sidechain’e, bir kısmı başka zincirlere kayabilir; Bitcoin üzerinde kalanlar ise teknik olarak “uyumlu format” aramak zorunda kalır.
  2. Node desteği artar ama miner sinyali düşük kalır (ya da tersi)
    Burada risk, topluluğun zaten konuştuğu gibi “politik/ideolojik ayrışmanın” teknik gerilime dönüşmesi. Haber akışında BIP-110’un “mevcut işlemleri bozabileceği” ve “opsiyonel bir özellik eklemekten farklı” olduğu eleştirileri var.
    Bu ortamda, borsalar/custodian’lar ve cüzdan sağlayıcıları “hangi zinciri esas alacağız?” türü operasyonel planlar yapmak zorunda kalabilir.
  3. BIP-110 sınırlı kalır ve rafa kalkar; tartışma başka BIP’lere evrilir
    Bazen bu tür öneriler, “aktivasyon”dan çok “gündem belirleme” etkisi yaratır: OP_RETURN/relay politikaları, standartness kuralları veya farklı spam-mitigasyon önerileri (konsensüs dışı) daha fazla kabul görebilir. BIP-110’un kendisi geçici tasarlandığı için, “1 yıllık moratoryum” fikri bile tek başına bir pazarlık zemini olarak kullanılabilir.

Son bir not: “Ordinals’e engel” demek “tam yasak” demek değil

BIP-110’un hedefi, Ordinals’ı isim vererek “yasaklamak” değil; ama getirdiği kısıtlar Ordinals’ın bugünkü pratiklerinin önemli bir kısmını fiilen geçersiz kılabilir. Yani etki, niyetten bağımsız olarak, teknik yüzeyde ortaya çıkar: veri taşıma kapasitesini daraltırsan, bu kapasiteyi sömüren protokoller ilk darbe alan olur.

Koleksiyonların geleceği: sessiz bir eleme mi, olgunlaşma mı?

BIP-110 tartışması, Ordinals koleksiyonlarının geleceğini “tamamen yok olma” ile “aynı şekilde devam etme” gibi iki uçtan ziyade, daha sessiz ve seçici bir dönüşüme işaret ediyor. Yeni inscription üretiminin zorlaşması ya da geçici olarak durması, spekülatif ve seri üretim koleksiyonları doğal biçimde elerken, erken dönem, tarihsel bağlamı olan ve zincir-üzeri kıtlık anlatısını çoktan kurmuş koleksiyonları görece daha ayrıcalıklı bir konuma taşıyabilir. Bu açıdan bakıldığında BIP-110, koleksiyon kavramını bir teknoloji açığından faydalanan bir pratik olmaktan çıkarıp, Bitcoin üzerinde “neden burada var olduğu” sorusunu cevaplayabilen, daha bilinçli ve uzun vadeli bir kültürel artefakt seviyesine zorlayan bir filtre görevi görebilir; yani bir son değil, daha dar ama daha anlamlı bir sahnenin başlangıcı olabilir.

Yorumlar